Yüzüne Gaz Fişeği İsabet Eden Kadına 25 Bin Lira

0
42

Anayasa Mahkemesi, polisin toplumsal olayda müdahale sırasında attığı gaz fişeği yüzüne isabet eden kadının bireysel başvurusunda, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ve başvurucuya 25 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, polisin toplumsal olayda müdahale sırasında attığı gaz fişeği yüzüne isabet eden kadının bireysel başvurusunda, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ve başvurucuya 25 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Ankara Mamak’ta Tuzluçayır semtindeki bir markette çalışan Özlem Kır, bölgedeki toplumsal olaya müdahale eden polisin attığı gaz fişeğinin yüzüne isabet etmesiyle yaralandı.

Olay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Bu karara yapılan itirazın Sincan 3. Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine Özlem Kır, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yüksek Mahkeme, başvurucu yönünden kötü muamele yasağının maddi ve usule ilişkin boyutlarının ihlal edildiğine karar verdi. İhlal nedeniyle başvurucuya 25 bin lira manevi tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. Kararda, başvurucunun, göz yaşartıcı gazın doğal etkilerinden veya kullanılmasından şikayet etmediği ve adli raporlarda da buna ilişkin bir bulguya yer verilmediği belirtilerek, başvurunun göstericilere müdahale sırasında gazın kullanım yöntemine ilişkin olduğu anlatıldı.

“SİLAHIN UYGUN OLMAYAN TARZDA KULLANIMI”

Göz yaşartıcı gaz fişeğinin silah vasıtasıyla ateşlenmesinin, bu silahın uygun olmayan tarzda kullanılması durumunda ciddi yaralanmalara, hatta ölümlere sebebiyet verebileceğinin altı çizilen kararda, göz yaşartıcı gaz silahlarının, doğrudan ateşlenmemesi, menzili dikkate alınarak havaya doğru uygun bir açıyla hedeflenen noktaya ulaşabilecek atış yapılması gerektiği kaydedildi.

Kararda, bu nedenle doğrudan silah kullanımı sonucu meydana gelen olaylarda güç kullanımının, Anayasa’nın 17. maddesine göre başka bir çarenin kalmadığı “zorunlu bir durumda” ve “ölçülü” şekilde gerçekleştiğinin soruşturma makamlarınca resen ortaya konulması gerektiği bildirildi.

Bu çerçevede kolluk görevlilerinin eylemlerinin yanında kendilerine uygun talimatın verilip verilmediğinin, gaz fişeği atışı için kullanılan silahlar konusunda bu kişilerin yeterli eğitim alıp almadıklarının ve olası riskleri önlemek adına tedbir almakta ihmalleri bulunup bulunmadığının da incelenmesi gerektiği ifade edildi.

“TALİMATLARA AYKIRI ŞEKİLDE”

Markete ait kamera kayıtlarından, yere paralel ve düz bir hat üzerinde marketin içine girip süratle ilerleyen bir kapsülün, başvurucunun baş bölgesine isabet ettiğinin görüldüğü aktarılan kararda, atışın anılan ilgili talimatlara aykırı şekilde havaya doğru ve uygun bir açıyla yapılmadığının anlaşıldığı belirtildi.

Kararda, “Olayın, kolluk görevlilerinin, göz yaşartıcı gaz fişeğini potansiyel olarak yaralanmalara ve hatta ölümlere sebebiyet verecek tarzda doğrudan başvurucunun çalıştığı ve içerisinde birçok kimsenin bulunduğu marketin bulunduğu yöne doğru ateşlemeleri sonucunda gerçekleştiği dikkate alındığında başvurucunun yaralanmasının, kolluk görevlileri tarafından kullanılan gücün ve alınması gerekli tedbirlerin sonucu ile bağdaştığı söylenemez.” denildi.

“GEREKLİ TEDBİRLER ALINMADI”

Kolluk görevlilerinin, müdahaleyi gerektiren duruma sebep olan kişiler arasında bulunmayan başvurucunun bu müdahaleden etkilenmemesi için gerekli tedbirleri almadıkları ve olaya müdahaleleri sırasında kontrolsüz şekilde gaz fişeği atarak, başvurucunun yaralanmasına sebep oldukları kanaatine varıldığı bildirilen kararda ayrıca şu tespitlere yer verildi:

“Somut olayın gerçekleşme koşulları ve özellikleri, başvurucunun yaralanmasının niteliği, özellikle bu yaralanma nedeniyle başvurucunun yüzüne dikiş atılması ve bu durumun kadın olan başvurucu üzerindeki muhtemel fiziksel ve ruhsal etkileri birlikte dikkate alındığında, kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen muamelenin belli bir ağırlık derecesine sahip olduğu ve olayda Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının gerektirdiği asgari ağırlık eşiğinin aşıldığı sonucuna varılmıştır.

Bu tespitten sonra kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen eylemin hangi boyuta ulaştığı değerlendirilmelidir. Bu kapsamda somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde eylemin ‘insan haysiyetiyle bağdaşmayan’ muamele olarak nitelendirilmesi mümkün görülmüştür.

“ARAŞTIRMA YAPILMAMIŞ”

Olayın gerçekleşme koşullarının aydınlatılmasına yarayabilecek bütün delillerin toplanması bakımından da bir değerlendirme yapılması gerektiği aktarılan kararda, soruşturmada, eylemi gerçekleştiren kolluk görevlilerinin tespitine, eyleme katılmamakla birlikte ne şekilde gerçekleştirildiği konusunda bilgi sahibi olabilecek bir görevlinin bulunup bulunmadığına ve akabinde bu kişilerin ifadelerinin alınmasına yönelik bir girişimde bulunulmadığı belirtildi.

Kararda, bunların yanında, el konulan gaz kapsülüne ve kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi incelemesi ile gaz fişeğinin hangi mesafeden, ne şekilde ve mümkünse izlediği yön dikkate alınarak hangi bölge hedef alınarak ateşlenmiş olabileceği konusunda da bir araştırma yapılmadığına işaret edildi.

Anayasa’nın 17. maddesinin öngördüğü etkili ve uygun bir soruşturma yürütme yükümlülüğünün temel amacının, devletin kontrolü altında meydana gelen olayların tam olarak nasıl meydana geldiğinin belirlenmesini, varsa sorumlu kişilerin tespit edilmesini ve gerek görüldüğünde cezalandırılmasını sağlamak olduğu vurgulanan kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Soruşturmanın etkililiği konusunda bu bölümde yer verilen değerlendirmeler bir bütün halinde ele alındığında, gerçekleşme koşulları tam olarak açıklığa kavuşturulamamış olan başvuru konusu olayda, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin bulunup bulunmadığına ilişkin kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmemesinin yanında ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın aşılıp aşılmadığının da tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konmaması nedeniyle etkili bir soruşturma yürütülmediği ve kötü muamele yasağının usul yönünden ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.”

Kaynak: Hürriyet

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here