“Türkiye çok eksenli bir dış politika izliyor”

0
3

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen,’Türkiye ve Gönül Coğrafyamız’ konulu konferansın açılış konuşmasını yapan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, “Trablusgarp, Yemen, Çanakkale ruhunu yeniden harekete geçirmemiz gerekiyor. Ülkemizin düşmanları, zayıf yanımızı birlikteliğimiz olarak görüyor ve oradan saldırıyor. Bu yüzden birliktelik ruhunu yeniden harekete geçirmeliyiz” diye konuştu.

“ARAKANLI MÜSLÜMANLARIN ACISINI YAŞIYORUZ”

“Gönül coğrafyamız, Balkanlar’ı, Kafkaslar’ı, Ortadoğu’yu, Kuzey Afrika’yı yani bir bakıma, Akdeniz Havzasını, Karadeniz Havzasını ve Basra körfezini, Hazar’ın ötesi dâhil olmak üzere kapsıyor” diyen Mehdi Eker, “Bu son bin yıllık tarihimizle ilişkili bir durum. Tüm ilişkilerimizin mekanizması bu sahada ama gönül coğrafyamız bunu da aşıyor. Çünkü sahip olduğumuz ve geliştirdiğimiz medeniyet tasavvuru evrenseldir. Düşünce kodlarımız yerli ama değerleri evrenseldir. Evrensel olduğu için de Myanmar’ın, Arakanlı Müslümanların acısını yaşıyoruz. Afrika’nın derinliklerindeki herhangi bir bölgedeki ya da Latin Amerika’daki, Asya’da, Uzak Doğu’daki acıları bu sebeple hissediyoruz” ifadelerini kullandı.

“AB’NİN ÇÖZÜM ÜRETEMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ” 

Dünyanın sıkıntılı bir süreçten geçtiğini söyleyen Eker şöyle devam etti:

“Bu sıkıntılı süreç zaman zaman bölgesel sorunları yaratıyor ve etkisi itibariyle küresel gelişmeleri etkileyen, tetikleyen hadiseler vuku buluyor. Örneğin Karadeniz Havzası’nın kıyısında yer alan, Karadeniz’e kıyısı olan Avrupa Birliği’nin bir çözüm üretemediğini görüyoruz. AB bir sistem, büyük bir güç, 500 milyonun üzerinde nüfusu var, bütün batı medeniyetlerinin kodlarının teşkil edildiği, doğduğu, büyüdü bir güç ama oraya çözüm üretmekte çaresiz kalıyor.”

Avrupa Birliği’nin Bosna Hersek’te yaşanan zulümde ve Arap Baharı’nda da süreci yönetemediğini söyleyen Eker, “Daha 90’lı yıllarda, Avrupa’nın kalbinde, Balkanlar’da, soydaşlarımızın, dindaşlarımızın yaşadığı Bosna Hersek’te katliamlar, AB’nin gözleri önünde ve maalesef onların yönetiminde, askeri sorumluluğu aldığı bir dönemde yaşandı, AB orda da çaresiz kaldı. Doğu Akdeniz’de gerek İsrail’in yaptığı zulümler, gerek Yasemin Devrimi ile Kuzey Afrika’da başlayıp, halkın kendi kaderini tayin etme, yönetimlerini belirleme ve Arap Baharı diye nitelendirilen süreç Libya ve Mısır’ı kavurduğunda da ortaya çıkan kaosu engellemekte çaresizlik olduğunu görüyoruz” 

hurriyet.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.