Merve Boluğur: Çok aşığım

0
6

Merve Boluğur’un iki yıllık ekran molası sona erdi, ünlü oyuncu “İçimdeki Fırtına” ile setlere döndü. Yeni proje heyecanını Vogue ekibiyle paylaşan Boluğur, röportajda Murat Dalkılıç’la yaptığı evliliğe, aşka ve çocuk sahibi olmaya dair duygularını da anlattı.

Merve Boluğur, “İçimdeki Fırtına”da ikiz kız kardeşlerden annesinin daha çok sevdiği ve dizi boyunca sonsuz kötülükler yapacak olan Ezgi’yi canlandırıyor. Her zaman görsel bir iş yapmak isteyen ama oyunculuk aklında olmayan Boluğur, bir tesadüf sonucu bu işe başladığında 17 yaşındaydı, şimdi ise 29 yaşında bambaşka bir kadın. 20’li yaşların sonu epey zorlu geçer.

İnsan 30’lu rakamlara geçmeye hazırlanırken birtakım değişikliklerle yüzleşir. Kendisinde de bu tür değişimler var mı diye soruyorum, “Evet, kesinlikle” diye yanıt veriyor:“Olgunluk dediğimiz şeyi yaşıyorum artık. Eskiden daha aceleciydim, daha müdahaleciydim mesela. Şimdi hayatı biraz daha az kontrol etmeye ve akışına bırakmaya başladım. Akıp giden bu süreçten keyif almayı öğreniyorum. Normalde çok kontrolcüyümdür ama artık bu konuda daha iyiyim. Şimdi perspektifim daha genişledi.”

30’lu yaşlarından bir beklentisi olup olmadığını soruyorum. Mesela çocuk gibi… O klasik mahcup gülümsemesiyle cevap veriyor: “Çocukları çok seviyorum, istiyorum tabii. Ben çok ciddiye alıyorum çocuk meselesini. Odağımın o olmasını isterim. Bir de ben çok iyi bir aile ortamında büyüdüm. Annem benim elim kolumdu. Ben de çocuğumu tıpkı annemin beni yetiştirdiği gibi yetiştirmek ve her şeyiyle ilgilenmek isterim. Yani ciddi bir karar benim için. Ne kadar planlayabilirim bilmiyorum ama uygun zamanda, ciddiyetle yapmak istiyorum bu işi. Murat da çok seviyor çocukları. Bakalım, kısmet.”

Nasıl bir anne olacağı konusunda “Eğlenceli bir anne olacağım kesin. Benim de çocuksu taraflarım var, mesela lunaparka gitmeye bayılırım hâlâ” diyor.Çocuktan konuşmuşken konunun eşi Murat Dalkılıç’a gelmesi kaçınılmaz oluyor. “İki ünlünün birlikteliği nasıl oluyor? Nasıl tanışıyorsunuz, o ilişkinin evliliğe gelmesi nasıl gelişiyor?” diye soruyorum. “Herkes nasıl ilişki yaşıyorsa, biz de öyle yaşıyoruz. İkimiz de çok çalışıyoruz. Benim dizi setim oluyor, onun konserleri. Yemeğe gidiyoruz, arkadaşlarımızla buluşuyoruz, film izliyoruz… Bir bankacıdan ya da öğretmenden pek farkı yok” diye cevap veriyor.

“Bankacılar bankada, öğretmenler de okulda tanışıyorlar. Ünlüler ne yapıyor? Böyle hepinizin takıldığı ünlüler lokali gibi bir yer var ve orada mı tanışıyorsunuz?” diyorum. Gülüyor: “Biz bir yaz ortak arkadaş grubumuz sayesinde tanıştık. Ve elbette tanıştığımızda o beni biliyordu, ben de onu biliyordum. Ama tanışmıyorduk. Sevdiğim ve dinlediğim bir şarkıcıydı, o kadar.”

Murat Dalkılıç’ın hangi özelliğinden etkilendiğini merak ediyorum. Hiç tereddüt etmeden yanıtlıyor: “En çok onun beni sahiplenmesinden, bana olan ısrarından ve duygusallığından etkilendim. Ben duygularını hemen açabilen biri değilim. Kendimi geri çekerim. Bunun üzerine biraz düşünülmesi ve oynanması lazım. Murat bu konuda hiç pes etmedi. Tüm açıklığı ve duygusallığıyla geldi; o güveni verdi. Çok iyi hissettim kendimi.” “Çok âşık bahsediyorsunuz kocanızdan” diyorum. “Öyle” diyor, “Âşığım.” Peki ünlüler evlendiklerinde hayatlarında bir şeyler değişiyor mu? “Biz bir olduk” diye yanıt veriyor: “Daha çok kenetlendik.”

 hurriyet.com.tr

CEVAP VER